SUV'lar & Crossover'lar
Çok yönlü SUV ailesi. Hepsi opsiyonel dört tekerlekten çekişli.
Tüm SUV'ları görüntüle →Torino'da 1930'da kurulan Pininfarina, tasarım atölyesinden otomotiv efsanesine dönüşmüştür. Ferrari, Alfa Romeo, Maserati gibi dünyanın en prestijli markalarının karoseri tasarımını yapan bu firma, her araçta mimarsal bir başyapıt yaratmıştır. Doksan yıldır sanatla mühendisliği birleştiren Pininfarina, elektrikleşme çağında da tasarımın sınırlarını yeniden tanımlıyor.


Her dönemden 2 model — segmente göre filtreleyin veya nesillerini görmek için bir model açın
hp
hp
sn
sn
$
$
Bir tasarımcı atölyesinden efsanevi bir otomobil markasına dönüşme hikâyesi. Pininfarina, 1930 yılında Torino'da Battista Pininfarina tarafından kurulmuş — sadece bir coachbuilder değil, otomotiv tasarımının ikonik bir simgesi. Imagine yourself in that era: beden tasarımı elle yapılır, her arabada mimarsal bir başyapıt vardır. Battista'nın vizyonu basitti ama devrimci — otomobilin sadece mekaniksel bir araç değil, sanatsal bir ifade olması gerekir. Doksan yıl sonra, bu felsefe hâlâ Pininfarina'nın DNA'sında canlı.
Peki neden Pininfarina hâlâ konuşuyoruz? Çünkü bu firma sadece arabalar tasarlamadı — tasarım endüstrisini yeniden tanımladı. Ferrari, Lancia, Alfa Romeo, Maserati... En prestijli markalar Pininfarina'ya gittiler. Yüzlerce ikonik tasarım, sayısız ödül, otomotiv tarihinin en etkileyici silüetleri. Şimdi elektrik çağına girmiş durumda — hem geleneksel zekâyı hem de yeni teknolojileri taşıyarak. Battista'nın mirası, bugünün elektrikli super otomobillerinde yankılanıyor.
Katalogda iki başyapıt var. Battista, 1900 beygir gücüne sahip elektrikli hipersport — saf performans ve İtalyan zarafeti bir araya gelmiş. Ardından sedan segmentinde Pura Vision konsepti, lüks ve sürdürülebilirliğin nasıl birleşebileceğini gösteriyor. Her ikisi de tamamen elektrik güç kaynağı taşıyor. Tasarımın geleceği burası — hız ve estetik, teknoloji ve ruh, aynı çizgide buluşmuş.
1930 yılında Battista "Pinin" Farina, Turin'de bir tasarım atölyesi açtığında kimse bilmiyordu ki bu, otomotiv tarihinin en etkili karoseri üreticilerinden birini kuracaktı. Pinin, sanatçı ruhuyla mühendislik bilgisini birleştiren nadir bir adamdı. Aristokrat müşteriler ve meraklı zenginler, onun atölyesine gelip hayallarını gerçeğe dönüştürmesini istiyorlardı. O dönemde bu, elle yapılan sanat ve otomotif tasarımının buluştuğu tek yer gibiydi. Küçük bir operasyondan başladı ama büyük hedefleri vardı.
İlk yıllar zor geçti. Pinin, Ferrari, Alfa Romeo ve Lancia gibi markaların karoseri tasarımını yapıyordu—ama kredi almak, işçi bulunmak, malzeme temin etmek daima bir mücadeleydi. 1961'de oğlu Sergio'nun şirkete katılması işleri değiştirdi. Sergio, tasarımda yeni bir vizyonu getirdi; hızlı, temiz, modern hatlar. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kalkınma döneminde Pininfarina, Cisitalia, Lancia ve Alfa Romeo'nun ikonik modellerini tasarlıyordu—ama bu başarı hemen gelmedi. Yıllarca gölgede kalırken, aslında endüstriye rehberlik ediyorlardı.
Gerçek dönüm noktası gecikmişti ama sonunda geldi. 1966'da Ferrari 365 GTB/4 Daytona ortaya çıktığında, Pininfarina'nın adı dünya çapında yankı uyandırdı. Şu hatlara bakın—kaportasız, agresif ön uç, o ikonik çift farlar. Neredeyse beş on yıl boyunca bu tasarım, performans ve güzelliğin nasıl buluşacağının tanımıydı. Ama bekleyin, daha da var. Onlar Ferrari'yle bitirmedi; Lancia Stratos, Alfa Romeo Montreal, hatta Rolls-Royce tasarımları yapıyorlardı. Tasarım dünyasında, Pininfarina'nın adı büyü anlamına geliyordu.
Şirket genişledi, ancak her zaman kontrollü bir şekilde. 1980'lerde ve 1990'larda Pininfarina, sadece tasarım yapan bir firma değil, tam üretim kapasitesine sahip bir şirket haline geldi. Bugatti Eb110, Alfa Romeo Brera, Maserati MC12—her biri bir şedeserdi. Nassau Grubu tarafından satın alındığında (sonra Mahindra), Pininfarina'nın itibarı hiç sarsılmadı. Çünkü özünde, o hala tasarımcıydı. Hala sanatçıydı. Hala Pinin'in ruhunu taşıyordu. Fabrika değişebilirdi, mülkiyet değişebilirdi ama stil asla.
Bugün Pininfarina, elektrik çağına girdi—ve bu çok uygun. Battista elektrikli hiperoto, kurucunun adını taşıyor ve 1.900 beygirlik bir şaheserdir. Sonra Pura Vision geliyor—konsept olarak harika ama üretim versiyonu çok uzak gibi görünüyor. Gerçekten de, elektrikli koleksiyonu görmek ilginç. Pinin'in mirası hala güçlü—kağıttan metal, elektrikten hız. Dokuz on dekad sonra hala aynı işi yapıyorlar: imkansızı tasarlamak.
Çok yönlü SUV ailesi. Hepsi opsiyonel dört tekerlekten çekişli.
Tüm SUV'ları görüntüle →Spor ikonları. Maksimum sürüş keyfi için yüksek performanslı modeller.
Tüm spor arabaları görüntüle →Mobilitenin geleceği: 600 km'ye kadar menzil ile.
Tüm elektrikli arabaları görüntüle →| Segment | Modeller | Performans | Aktarma | Özellikler |
|---|---|---|---|---|
|
Segment
Coupe
|
Models |
Performance
1899 PS
|
Drive
4x4
|
Features
-
|
|
Segment
Suv coupe
|
Models |
Performance
-
|
Drive
-
|
Features
-
|

Pininfarina — bir tasarım evi olarak başladı, otomotiv endüstrisinin vicdanı haline geldi. Doksan yıldan fazla bir sürede, her çizgi, her eğri bir hikaye anlatıyor. Bugün, elektrikleşme çağında da bu mirası taşıyor. SUV koleksiyonu ile gelecek tasarımını şekillendiriyor. Elektrik araçları ise yeni bir çağın başlangıcı. Soru şu: bir tasarımcı evi, zamanın ruhunu yakalamaya devam edebilir mi? Pininfarina'nın yanıtı açık — evet, edebilir. Her projede bunu kanıtlıyor.
Şu anda iki model üretiliyor: Battista ve Pura Vision. Battista, 1.900 beygir gücündeki elektrikli hiperkaractır — yani saçma derecede hızlı. Pura Vision ise daha yeni, daha erişilebilir bir elektrik sedanı olarak tasarlandı. İkisi de tamamen elektrik motorlu. Pininfarina'nın tüm elektrik modellerini katalogda görebilirsiniz.
1930 yılında Battista Pininfarina tarafından kuruldu. Başlangıçta tasarım stüdyosu olarak başladı, sonra tam üretim şirketine dönüştü. Yaklaşık 90 yıldır otomobil tasarımında lider. Ama elektrik araçlara geçiş oldukça yeni — 2020'lerde başladı gerçekten. Yani bu şirket tarih yazıyor, ama yeni bir çağda. Eski tasarımcılar, yeni teknik. İlginç kombinasyon.
Tasarım. Pininfarina'nın gücü, araçları nasıl göründüğünde yatıyor — şekil, oranlar, detaylar. Battista'nın aerodinamik gövdesi 0,30 Cd'lik sürükleme katsayısı hedefledi. Bu, elektrik araçlar için kritik. Pura Vision'da ise minimalist, zarif tasarım felsefesi görülüyor. Her şey görünüşle başlıyor, sonra teknik gelir. Ama Pininfarina'da tasarım hiç ikinci plan değil.
Evet, tamamen. Battista 2020'de piyasaya çıktı — dört elektrik motoruyla 1.900 beygir gücü. Pura Vision daha sonra geldi, daha uygun fiyatlı bir elektrik sedanı. İkisi de sıfır emisyon. Pininfarina'nın tüm elektrik araçları burada bulunabilir. Pininfarina'nın geleceği tamamen elektrik. Geçmişte İçten yanmalı motorlar tasarladı, ama şimdi sadece pil ve motor konuşuyor.
Battista, kesinlikle. 1.900 beygir gücü, 0-100 km/s 1,9 saniyede. Bu sayılar konuşuyor. Hipercar piyazında dünya çapında ün kazandı. Pura Vision daha yeni, ama Battista'nın ikonik statüsü var. Hepsi elektrik, ama Battista kültür haline geldi. Sadece 150 üretilecek. Sınırlılık her şeyi arttırıyor.
Turin, İtalya. Şirket 1930'den beri orada. Aynı şehirde Fiat, Lancia, Alfa Romeo vardı — otomobil tasarımının kalbi. Battista ve Pura Vision üretimi de Turin'de yapılıyor. İtalyan tasarım, İtalyan üretim. Geleneksel, ama modern. Şu anda Pininfarina, Mahindra Group'un bir parçası — hani Hindistan'daki Mahindra? Evet, o. Garip ortaklık, ama işe yarıyor.
Kaynak: Pininfarina S.p.A. (official), Ministero dei Trasporti e della Mobilità Sostenibile, Wikipedia, Associazione Nazionale Filiera Italiana Motoristica (ANFIA), Museo Nazionale dell'Automobile di Torino·Son güncelleme