Burada ne bulacaksınız
Broşür PDF'leri, temel özellikler ve ilgili modellere bağlantılarla yıllık arşiv sayfaları.
Bir otomobili tarihlendirmek, orijinal donanımını doğrulamak veya dönem detaylarını araştırmak isteyenler için bu arşiv on yedi orijinal satış broşürü içerir. 1937–1973 yılları arasındaki bayi kataloğu ve tanıtım materyalleri, Opel Admiral'ın farklı pazar versiyonlarını, mevcut seçenekleri ve bölgesel varyasyonlarını gösterir. Araştırmacılar ve restoratörler, dönem doğru bilgisi için bu belgeleri referans olarak kullanabilirler.
Broşür PDF'leri, temel özellikler ve ilgili modellere bağlantılarla yıllık arşiv sayfaları.
Orijinal üretici materyalleri, ekipman ve seçenekleri tam olarak sunulduğu gibi belgeler.
Arama veya yıl tarayıcısını kullanın. Her broşür kartı tam PDF indirmeye bağlanır.
Ayrıntıları görmek ve broşürü indirmek için bir yıl açın.
Admiral 1937'nin Türk pazarına girişi, Opel'in üst-orta sınıf müşterilerini hedefleyen stratejisini yansıtıyordu. Üç motor seçeneği—2,0 litrelik 40 beygir, 2,5 litrelik 50 beygir ve 2,6 litrelik altı silindir 65 beygir—Alman mühendisliğinin güvenilirliğini vaat ediyordu. Sedan, kabriolet ve station wagon varyantları İstanbul ve Ankara'daki seçkin müşterileri çekiyordu.
Admiral 1964 modeli, Türk pazarına gelen bu sürümde, altı silindirli 2,6 litrelik motor 115 beygir gücüyle çalışıyordu. Mekanik tasarım, Anadolu'nun zor yol koşullarına dayanıklı olacak şekilde düşünülmüştü. Dört kapılı sedan versiyonu tercih ediliyordu; kupeyle birlikte katalogda sunulan bu seçenekler, Alman mühendislik geleneğini temsil ederek yerel alıcıları çekiyordu.
Admiral ulaştı Türk pazarına 1965'te, Opel'in orta sınıf lüksü tanımlaması olarak. Altı silindirli 2,6 litrelik motor 90 beygir gücü sağlıyor, mekanik sadeliği ve uzun ömürlülüğü vurguluyordu. Yerel montaj imkanları sınırlı olsa da, ithal versiyonlar Ankara ve İstanbul'daki işadamlarını cezbediyor, Alman mühendisliğinin güvenilirliğini temsil ediyordu.
Admiral 1972 Türkiye pazarına ulaştı sınırlı miktarlarda, çoğunlukla büyükelçilikler ve işadamları için ithal edildi. Altı silindirli motor 2,8 litre hacmiyle 130 beygir gücü sağlıyordu—Anadolu yolları için yeterli güç. Alman mühendisliğinin sağlamlığı, Türk alıcıları arasında saygı görmüştü, ancak fiyatı ve elde edilebilirliği onu lüks kategorisinde tutuyordu.
Admiral 1973, Türkiye pazarına ulaştığında, yüksek vergilendirme ve ithalatın kısıtlanması nedeniyle lüks segmentinde nadir kalmıştır. Altı silindirli 2,8 litrelik motor 160 beygir gücü sağlıyordu ve Türk yollarının zorlu koşullarında güvenilir performans sunuyordu. Deri döşemeli iç tasarım ve güçlü direksiyon sistemi, onu ithal edebilen işadamları için prestij sembolü haline g
Türk pazarına ulaşan bu seride, 2,8 litrelik motor 130 beygir gücüyle temel yapıyı oluşturuyordu. Admiral lüks ve rahatlığa yönelik donatımla sunulurken, Kapitán daha sportif bir tutum sergiliyordu. Dört karoseri seçeneği—sedan, coupé, kombi ve nadir iki kapılı sedan—alıcıya geniş bir yelpazeyi sunuyordu. Türkiye'de ithal ve montaj yoluyla bu araçlar prestij sembolü olarak görü
Diplomat 1969 Türkiye pazarına ulaşırken, altı silindirli 2,6 litrelik motoru 150 beygir gücüyle Alman kalitesini temsil ediyordu. Opel, Rekord platformunun kanıtlanmış güvenilirliğini üst seviye bir sedan içine yerleştirerek, Türk alıcılarına prestijli bir seçenek sunmuştu. Montaj veya ithal edilen örnekler, Anadolu yollarının taleplerini karşılayacak sağlamlığa sahipti.
Diplomat V8 Türkiye pazarına 1965'te ulaştığında, lüks sedan segmentinde ciddi bir rakip olarak konumlandırılmıştı. 5,4 litrelik V8 motoru 230 beygir gücü üretiyordu ve Alman mühendislik geleneğini temsil ediyordu. İstanbul ve Ankara'daki seçkin alıcılar için bu, Mercedes ve BMW'nin dışında prestijli bir seçenekti.
Kapitan, 1938'de Türk pazarına ulaştığında, 2,5 litrelik yan supaplı motor ile 68 beygir gücü sunuyordu. Yaklaşık 1 350 kiloluk bu lüks sedan, kapalı limuzin veya açık tourwagen versiyonlarında satılmaktaydı. Türk seçkinleri için bu Alman yapımı araç, Fransa ithalatlarına karşı sağlam bir alternatif temsil ediyordu.
Kapitan 1939 modeli Türkiye pazarına ulaştı bir dönemde, Alman mühendisliğinin saygınlığı en yüksekteydi. Altı silindirli 2,5 litrelik motor 68 beygir gücüyle, Anadolu yollarında istikrarlı bir ilerleme sağlıyordu. Opel'in ithalatı Ankara ve İstanbul'daki iş insanları arasında tercih gördü; dayanıklılığı ve sade işçiliği, Türk pazarının beklentileriyle uyumlu bulundu.
Kapitán 1951 türünde Türkiye'ye sınırlı sayıda gelmişti—çoğunlukla diplomatik ve devlet görevlileri için ithal edilmiş. Altı silindirli 2,5 litrelik motor 68 beygir gücü sağlıyor, Opel'in Anadolu koşulları için uygun olmayan hassas tasarımından ziyade dayanıklılığa odaklandığını gösteriyordu. Dört kapılı sedan gövdesi ve hidrolik frenler, İstanbul ve Ankara'nın dar sokaklarında
1955 yılında Kapitän, Opel'in batı Avrupa pazarlarında ciddi bir rol oynamaya başladı. Altı silindirli 2,5 litrelik motoru 68 beygir gücü sağlarken, bağımsız ön süspansiyon ve monokok yapı sağlam bir sürüş deneyimi sunuyordu. Hollanda pazarı için, bu araç Alman mühendisliğinin savaş sonrası yeniden kazandığı rekabet gücünün kanıtıydı.
Kapitán 1957 Türk pazarına ulaştığında, üç karoseri seçeneğiyle sunuluyordu: dört kapılı sedan, iki kapılı coupé ve pratik kombi. Altı silindirli 2,5 litrelik motor 90 beygir gücüyle, dönemin Anadolu yollarında güvenilir ve istikrarlı bir sürüş deneyimi sağlıyordu. Ayrı çerçeve yapısı ve sağlam inşaat, zorlu coğrafik koşullarda uzun ömürlü bir araç garantisi veriyordu.
Kapitan 1958, Türk pazarına gelen Alman lüksünün sembolü, güçlü 2,6 litrelik altı silindirli motor ve 90 beygirlik güçle tanımlanıyordu. Opel, ithal araçlar arasında güvenilirlik ve Alman mühendisliğinin garantörü olarak biliniyordu. Geniş iç mekan ve sağlam yapı, Türk iş insanlarının tercih ettiği özellikleri yansıtıyordu.
Kapitán 1959, Türk pazarına gelen Alman sedanı, altı silindir ve 2,6 litrelik motor ile 100 beygir gücü sunuyordu. Bağımsız ön süspansiyon ve kendinden taşıyıcı gövde yapısı, Türk yollarının zorlayıcı koşullarında güvenilir bir seçim olarak görülüyordu. Opel'in yaklaşımı basitti: sağlam mühendislik, gösteriş yok.
Kapitan ve Amiral 1967 modelinin İsviçre pazarında sunulması, orta-üst segment için istikrarlı bir seçenek sundu. Altı silindirli 2,6 litrelik motor 100 beygir gücü sağlıyordu ve uzun mesafe yolculuklarında güvenilir performans vaat ediyordu. Sedan ve break varyantları, iş seyahatleri ve aile kullanımı için esneklik sunuyordu. Sağlam Alman mühendisliği ve geniş iç mekan, bu ara
Arşiv, bu üç modeli kapsayan tam olarak 17 orijinal belge içerir. Koleksiyon, çeşitli üretim dönemlerinden broşürler, bayi katalogları ve fabrika malzemeleri içerir. Her belge dijitalleştirilmiş ve tamamen erişilebilir durumdadır. Bu koleksiyon, bu prestijli Opel sedanlarının onlarca yıl boyunca kapsamlı bir genel görünümünü sunmaktadır.
Arşiv 1937'den 1973'e kadar uzanır ve savaş öncesi ve sonrası gelişimi kapsar. Bu uzun zaman dilimi, bu model serilerinin önemli tarihi dönemler boyunca evrimini yakalar. Bazı yıllar tamamen belgelenmiş olabilirken diğerleri kısmi kapsama sahiptir. Koleksiyon, bu otomobillerin üç on yıl boyunca nasıl değiştiğini göstermektedir.
Kesinlikle. Orijinal kataloglar ve fabrika malzemeleri, ekipman, varyantlar ve mevcut seçenekler hakkında ayrıntılı bilgiler içerir. Restoratörler, doğru rekonstruksiyon ve dönem uyumlu ayrıntılar için otantik referanslar bulacaktır. Belgeler, belirli yıllar ve pazarlar için hangi renklerin, kumaşların ve aksesuarların sunulduğunu göstermektedir. Bu, tarihsel olarak doğru restorasyon için gereklidir.
Arşiv, beş farklı pazarı ve bunların spesifik varyantlarını belgeler. Her pazarın yerel tercihlerine uyarlanmış benzersiz ekipman teklifleri ve konfigürasyonları vardı. Motor seçenekleri ve donanım seviyeleri bölgeye göre farklılık göstermektedir. Bu bölgesel farklılıklar, Opel'in lüks sedanlarını farklı ülkeler için nasıl uyarladığını göstermektedir.
Arşiv sayfası, belgelerin kendisine, tarihine ve mevcudiyetine odaklanır. Katalog sayfası, otomobilin teknik ve tasarım özelliklerini açıklar. Burada kaynakları keşfedersiniz; orada araç hakkında öğrenirsiniz. Arşiv, birincil kaynak malzeme arayan araştırmacılar ve meraklılar için hizmet etmektedir.
Arşiv beş farklı seriyi içerir: Admiral, Admiral & Diplomat, Admiral & Kapitan, Diplomat ve Diplomat V8. Bu bölünme, model serisinin nasıl geliştiğini ve farklı dönemlerde nasıl adlandırıldığını yansıtmaktadır. Her serinin kendi kimliği ve pazar konumu vardı. Koleksiyon bu çeşitliliği tamamen belgeler.
Arşiv, yeni orijinal belgeler keşfedildikçe ve dijitalleştirildiğinde düzenli olarak büyür. Güncelleme sıklığı malzeme mevcudiyetine bağlıdır. Ziyaretçiler yeni eklenen belgeler için düzenli olarak kontrol etmelidir. Koleksiyon, koleksiyoncu çabaları ve bağışlar aracılığıyla sürekli olarak genişlemektedir.